1960'lı yıllarda yaşadığı hayal kırıklıklarının ardından Ankara'dan Keşan'ın Grabuna kasabasına tayin olan arkeolog Önder, müzedeki envanter çalışmalarına başlar. Burada tanıştığı İpek'le kurduğu bağ, hayatını bambaşka bir yöne sürükleyen unutulmaz bir aşk hikâyesine dönüşür.